Genel

Vampirler de yanar

25 Ağustos 2017
garnier-günei-kremi

kiehls-gunes-kremigarnier-50-faktor
Güneşten yanamayanlar, +50 faktörü hakkını verene kadar kullananlar; bu yazı tam olarak sizin için. Gerçekten bu cümle ile hitap ettiğim bir kitle var mı merak ediyorum. Ben tam olarak güneşten muzdaribim. Özellikle de sıcak havalarla arası iyi olmayan, bir ömür bulutlar arasında yaşayabilecek yarasa vari bir bünyeye sahip olunca “deniz, kum ve güneş” üçlemesi benim için bağımsız sinema tadında, korku filmi üçlemesi yaratıyor. Sevmiyorum, sevemiyorum. Kasım ayında doğan bir kış çocuğu, Temmuz ayını nasıl sevebilir? Benim gibi Kasım’da doğanlar aşağıya yorum olarak bıraksın (uzun zaman sonra blog’a yazı yazınca Youtuber kimliğimi geride bırakamadım).

Garnier 50+ korumalı güneş kremini pek de övemeyeceğim açıkçası. Neticede ben bir güzellik blogger’ı değilim. Bunları övelim diye açmadık bu blog’u. Ha, bu kıymetli blog sayfamda onlara yer verdiğim için Garnier ömür boyu benim Berlin sponsorum olur o zaman bir düşünürüm. “Vampiri güneşle barıştıran krem” gibi havalı başlıklar falan da atabilirim. Buraya da metin yazarı kimliğimi taşıdım. Ben ve alt benliklerim, hayatınıza renk katmaya geliyoruz.

Kiehl’s benim yeni yeni tanıştığım bir marka. Bundan önce kendisine benzer bulduğum, çok daha uygun fiyatlı Yves Rocher ürünlerine tutkundum. Yves Rocher öyle bir marka ki, ne zaman alışveriş yapsam bir şey hediye ediyorlar. Üstelik bu hediye ürün tester falan da değil. Bir süre sonra “benim alışverişimden sonra mağazada ürün kaldı mı” psikolojisine giriyorsunuz. Hatta “yazık ya, kıyamam zarar edecek şapşikler” bile diyorsunuz. TAMAMİYLE DALGA GEÇİYORUM. Yves Rocher ürünlerini kullandım ama memnun kaldım mı, kalmadım mı hiç bilmiyorum.

Bir paragrafa daha Kiehl’s diye başlayayım ve akabinde ondan asla bahsetmeyeyim o zaman… Yok hayır, şimdi giriyorum konuya. Kılcal damarlarım yüzüme yakın, hassas ve beyaz tenli bir pomçik olduğum için yüzüm kızarmaya pek müsait. Hatta ortaokul yıllarında kafama çok dert ettiğim bir mevzuydu bu kızarıklıklar. Öyle ki 14 yaşında fondöten kullanmaya başlamıştım. Siz bunu yapmayın. Yanaklarımın kızarıklığına Kiehl’s kremi iyi geldikten sonra markaya bir şans verdim ve yüzüm için aradığım güneş kremini de onlardan almaya karar verdim. Kiehl’s bol bol tester veren bir marka bu arada. Bu tavırlarını da oldukça sempatik buluyorum. Kendine güvenen markanın, müşteri dönerse bizimdir tutuşu gibi geliyor bu hareket bana. Bir de, 1 ay içerisinde ürünü kullanmış olsanız bile iade edebiliyorsunuz. This is not sponsored by Kiehl’s either. Ama Kiehl’s, Berlin gezime sponsor olursa…..

Bu güneş kremi aynı zamanda mineralli ve güneş kremi bilgim bitti. Bu saatten sonrasını mağazaya gidip yetkili kişilerden deneyerek öğrenin lütfen. Hafif de renk veriyor. Başta bu olayı hiç sevmemiştim ama kullandıkça hoşuma gitmeye başladı. Öyle ki her sabah çamuru andıran, yüzde parlama ve sivilce yapmayan bu kremi cildime yediriyor üstüne azcık sabitlenmesi için de bir pudrayla geçiyor ve ta daa güne hazır hale geliyorum. Tatilde de öğle saatlerinde bile yüzmeme rağmen beni güneşten koruyan bu uv korumalı Kiehl’s ve Garnier duo’suna teşekkürü bir borç biliyorum. Cildinize iyi bakın, güneşten korunun, çayı-kahveyi şekersiz için, Berlin’i de bir de benden dinleyin. Öğütlerimin sonuna geldik. İyi tatiller. Ciao!
vampire

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply Avrupada Yasam 13 Eylül 2017 at 09:27

    Finlandiya’da kışları karanlık oluyor. Biz de mi vampirliğe başlasak 😂

    • Reply mervetuncay 16 Eylül 2017 at 19:51

      Yahu ne güzel başlayın tabii hahah. Balkona gelen bir sincabınız olursa da onu da fındıkla besleyin. Ablamın Finlandiya günlerinden böyle bir anı dinlemişliğim var da. Ha, bir de donan göl üzerinde dans etmeyin hahaha:)

    Bir Cevap Yazın

    error: Content is protected !!