Genel

Haftanın Özeti #3 Haziran

24 Haziran 2016
blogger-türkiye-seyahat

Üç haftadır haftanın özeti yazmaya başladım diye mi zaman bu kadar hızlı geçiyor? Üstelik bir çeşit bekleme, bulma, düşünme sürecindeyken, zaman aslında kum saatindeki bir tanecik kadar ilerlemiyorken, 2016’nın yarısından çoğu bitti bile. Bu hafta sanırım mental olarak geçirdiğim en yoğun haftalardan biriydi. Neyi, nerede, nasıl yapmak istediğimi biliyorum ama “ne zaman” olacağından haberim yok.

Bu üstü kapalı konuşma hali de sanırım insanın moralini bozan, “olmaz”cı arkadaşlardan/tanıdıklardan kalan bir hatıra. Bir yandan da söyleyince büyüsü bozulacakmış gibi hissediyorsun. Yani aslında öyle aman aman bir şey olduğu da yok ama yalnızca ben bir şeyi 40 kez 40 farklı kişiye anlatmaktansa, hiç anlatmamayı tercih ediyorum. Bu durum böyle mi olmalı, yoksa derdini söylemeyen gerçekten mi derman bulamaz bekleyip göreceğiz. Ne zaman amacıma ulaştığım bir şeyden bahsetsem, gerçekleşme aşamalarından bihaber olanlardan gelen “oohhh sen de ne şanslısın” tepkisi de bu durumu körüklüyor olabilir.

Çok değil aylar öncesine gidecek olursak, eski blog’umu değiştirmek, onu daha profesyonel bir seviyeye taşımak da benim bir hayalimdi. Mesela 2012’de gerçekleştirdiğim Erasmus hibemin %20’si ile şu an blog’da ve Youtube’da kullandığım kameramı aldığımı biliyor muydunuz? Erasmus sınavına girip kazanırsanız eğer bir hibe alıyorsunuz ve ilk etapta bu hibenin %80’i hesabınıza yatıyor. Eğer Erasmus’tan dönüp, belgeleri teslim eder ve derslerden geçerseniz hibenin geri kalan %20’lik kısmını alabiliyorsunuz. Erasmusplus’tan kalan %20’lik hibe ile de blog’umu yenilettim mesela. Geçenlerde sözlükte başlığımı açmışlardı, ilk yorum ne kadar sempatikse ikinci yorum da o kadar önyargılıydı. “Sektördeki herhangi bir blogger” gibi bir şey söylemişti. Bilse ben o herhangi blogger’lardan olmamak için yıllarca blog’umu basın bülteni meydanına çevirmedim, network adı altında insanlardan bir medet ummadım.. Buna rağmen mail attığımda beni geri çevirmeyen çok kıymetli sanatçılarla projeler üretip, röportajlar bile yaptım. Ama yine de o yorumu yazan kişinin de canı sağ olsun, belki bir sonraki sefer yazılarıma göz atmayı dener? Halkın blogger’ı olarak herkesi sevgiyle kucaklayan bir paragrafın daha sonuna geldik..

Bu hafta Facebook sayfamda üçüncüsünü gerçekleştirdiğim bir Soru-Cevap akşamı vardı. İtiraf etmek gerekirse her defasında “sana şimdi sorular mı gelecek, sen buna inanıyor musun” diye kendimle atışarak başlıyorum böyle akşamlara. Ne yaparsam yapayım içimdeki orkestra adeta her defasında beni alt etmeye çalışıyor. Baslar tizleri bastırıyor. Sol majör gam’dan girerek yıllarca keman çaldım ben hehey mesajı da vereyim mi? Neyse, yine birbirinden enteresan sorulardan oluşan bir Soru-Cevap akşamı gerçekleşti. Yazının içersine eklediğim görsellerde örneklerini görebilirsiniz, bir sonrakini yakalayabilmek için Facebook sayfamı mutlaka takip edin. En aktif kullandığım mecra da orası..

Peki Merve bu hafta hiç sergi gezmedin mi derseniz, demezsiniz ama ben sizin yerinize diyeyim.. Uzun zamandır Pera64‘ü merak ediyordum ona gittim. Pera’da yeni açılan bu sergi alanı aynı zamanda da bir tasarım butiği. Meşrutiyet Caddesi’nde numara 64’te bulunmasından dolayı ismin Pera64 olduğunu düşünüyorum. Düz, basit ama benim hoşuma gitti. 3 Ağustos’a kadar süren, posterlerden oluşan sergisini de görmüş oldum böylelikle. Serginin detayları pek yakında yine blog’umda olacak: “Poster Artworks by Jefferson Hack & Ferdinando Verderi”. Ek olarak bu akşam katılmayı planladığım X-ist’in “Floating Dreams” isimli yeni sergisini de buraya yazıyor olacağım.

Haftanın müzikleri: 

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!