Genel

Haftanın Özeti #2 Haziran

17 Haziran 2016
salt-galata-cafe

Önümüzdeki haftanın rehavetini attığım bir yeni haftadan, daha doğrusu haftanın özetinden herkese merhaba. Bu hafta bol Youtube videolu, bol etkinlikli geçti. Youtube kanalıma Erasmus ile ilgili her şeyi anlattım sanıyorum. Bu hafta da çok merak edilen bir konuyu daha anlattım; Erasmus yaparken iş bulmak mümkün mü, Erasmusplus nedir ve onunla iş bulunabilir mi? Erasmus gerçekten üniversite okurken hem yabacı dili geliştirmek için hem de yeni bir kültür, ülke tanımak için, Avrupa’da seyahat etmek için en ideal program. Hem de bunun için bir hibe alıyorsunuz, daha ne olsun.. Tabii bu gibi detayları hep videolarda anlattığım için şimdi girmeyeceğim Erasmus nedir, ne değildir. Bu kadar pozitif etkisi olunca herkes Erasmus için “her kapıyı açıyor” diye düşünmeye başladı. Ancak şöyle bir konu var ki, henüz üniversite öğrencisiyken, üstelik o ülkenin vatandaşı dahi değilken, “yalnızca bir değişim öğrencisiyken” yurt dışında iş bulmak öyle pek de kolay değil. Avrupa’da çoğu kişinin üniversite sonrası master, yani yüksek lisans yaparak iş aramaya başladığını düşünürsek, hiç gerçekçi de değil. Genellikle bu yanılgıya kapılanlar henüz üniversite öğrencisi de değil. Ancak gelecekteki eğitim hayatları için böyle bir araştırma yapmaları bence muazzam. O yüzden olabildiğince öğrendiklerimi bu konuda aktarmaya çalışıyorum. İnanın ben Erasmus yaparken okuldaki Erasmus ofisi “bir şey öğrenirsen bize de söyle mutlaka” diyordu. Sanıyorum bunun etkisi üzerimde kaldı, ne biliyorsam anlatmak istiyorum. Çünkü bu kadar bilgi gereken bir konuda neredeyse doğru-düzgün bir dilde bilgi aktaran kaynak yok. Erasmus ile iş bulabilmek ne kadar gerçekçi değilse, Erasmusplus ile iş bulabilmek o kadar olası. Öncellikle bir staj programı olduğu için staj yapılan kurumda işe devam edilebilir. Benim stajım esnasında öyle bir imkanım yoktu. Ancak Berlin’i çok sevdiğim için sık sık iş ilanları araştırıyor şehirdeki etkinlikleri takip ediyordum, daha sonra freelance çalışabileceğim bir iş bile buldum. Hatta halen daha zaman zaman oraya çalışmaya devam ediyorum. Bu gibi detaylar hep yukarıdaki ilk videoda..

İkinci videom ise adeta bu haftamın nasıl geçtiğini anlatmada yardımcı. Esma Sultan Yalısı‘nda gerçekleşen Rolls Royce etkinliğine gittim. Sorsanız 5 adet araba markası sayamam ama Rolls Royce etkinliğinde, notlar alarak daveti takip ediyordum. İşte görev bilinci.. Hem Esma Sultan’ı hem de büyük bir markanın basını nasıl ağırladığını görmüş olmak benim için güzel bir deneyimdi. Bu konu hakkında da bol bol videoda konuştuğum için sizi yine vlog’a yönlendiriyor ve başka konulara geçiyorum..

Ve şimdi bu yazıyı Salt Galata‘nın yeni sergisinin basın gösteriminden çıkmış bir şekilde yaşıyorum. Göçebe Mekanlar‘ın yazısı pek yakında gelecek. Yalnız şunu söylemeliyim ki, bu hafta katıldığım her iki etkinliğin de Rolls Royce ve Salt Galata’nın görevlileri inanılmaz ilgililerdi. Kendi emeklerim ile açtığım ve yazılar yazdığım blog’umun basın mensubu olarak pr ajanslarının mail listesine girmesi ve etkinlik daveti alıyor olması beni duygulandırıyor. Etkinliğe gittiğimde “Merve..” dediğimde “Merve Tuncay” olarak ismimin tamamlanması bende garip bir duygusal hal bırakıyor. Bu haftanın duygu durumu böyle yoğundu işte. Siz belki bu blog’u okurken “oo etkinlikler davetler bilmem neler” diyorsunuz ama bunların hiçbiri birden bire gelişmedi, hiçbiri birinin arkadaşı, kızı, akrabası olduğum için olmadı.

Gelecek hafta sevdiğim, etkinlendiğim kitaplar hakkında bir video yapmak istiyorum. İkidir böyle bir istek gelince ben de gerçekten güzel bir konu olduğu kanaatine vardım. Aslına bakarsanız roman okumayı pek sevmiyorum, başlayıp yarıda bıraktığım kitabım da çok. Meraktan aynı anda birden fazla kitap okuyunca hatta hiçbiri bitmiyor. Enteresan bir okuyucuyum yani ama tabii ki de severek okuduğum bir sürü yazar var ve bunları anlatacağım.

Bu hafta kendimde fark ettiğim bir garip özellik, dişimi fırçalarken odadan odaya eşyalar taşıdığım oldu. Diş fırçalarken boşta kalan diğer el adeta bende zaman kaybı hissi yaratıyor. Eğer bir odadan bir odaya götüreceğim eşyalar varsa inanılmaz mutlu oluyorum, hem dişimi fırçalayıp hem de ev içinde tura çıkıyorum #mervefacts. Dünyanın en gereksiz detayı ile de yazıya son vereceğim. Bakalım buna rağmen beni okumaya devam edecek misiniz?

Haftanın müzikleri:

 

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply Yasemin 7 Temmuz 2016 at 06:48

    Kesinlikle etkilendiğin yazarlar ve kitaplar videosu çekmelisin! Sabırsızlandım.

    • Reply mervetuncay 7 Temmuz 2016 at 23:08

      Merhaba Yasemin, enteresan bir şekilde bunu isteyen birkaç kişi daha oldu. Aklımda:) Mutlaka çekeceğim, sevgiler!

    Bir Cevap Yazın

    error: Content is protected !!