Lıfe Style, Türkiye

Journey Cafe – Cihangir

9 Haziran 2016
cihangir-gezilecek-yerler

Sanıyorum ki yanlışlıkla yazdığım bir blog yazısını silmişim. Şimdi o yazıyı tekrardan yazıyorum. Üstelik uzun uzun da bir şeyler anlatmıştım diye hatırlıyorum. Bakalım bu sefer neler anlatacağım? Cihangir son 2-3 yıldır oldukça popüler olması nedeniyle pek fazla uğradığım bir lokasyon değil. Tabiri caizse; “mainstream” olan yerleri hiç sevmiyorum tribi de değil bu. Yalnızca oturacak yer bulamamanın, İstanbul kalabalığı ile yüzleşmek istememenin bir sonucu bu. E, bir de bizim ülkemizde, özellikle de bu şehirde, bir bölgede cafeler iş yapıyor ve tutuyorsa bu işin gerçekten suyu çıkıyor. Yan yana açılmış, aynısının laciverti şeklinde dizili cafeler görüyoruz.

Journey Lounge hem sakinliği ile -belki hafta içi gitmemin verdiği bir neticeydi bu- hem de hizmeti ile kendini sevdirdi. Çoğu cafe ve restoran neredeyse artık müşteri sevmiyor ben bu kanıya vardım. Ya da düzgün/kibar müşteri sevmiyorlar. Sorun çıkaracak bir potansiyele sahip olmak lazım birazcık hizmet görebilmek için. Neyse ki Journey’de böyle bir durum söz konusu değil. Bir de sipariş edilen yiyeceklerin doyurmama durumu var son zamanlarda gözlemlediğim. Özellikle Karaköy civarındaki cafelerde sıkça gördüğüm bir durum bu. En sonki videomda da bu durumdan bahsettim. Artık bende alışkanlık oldu, gerçekten aç hissediyorsam mutlaka neyin doyuracağını oradaki görevliye, garsona soruyorum. Yemek konusundaki ciddiyetim oldukça aşikar.

Journey’de avokadonun köy ekmeği ile buluştuğu kültürel sentez gibi bir tost var. Bol yeşillikle servis ediliyor. Aynı zamanda bütün yiyecekler neredeyse sağlıklı. Karabuğday’dan yapılan pancake’ler, tam tahıllı ekmekler… Pizzası bile beyaz undan değil. Sanırım en çok da bu özelliğini sevdim. Sadece fast-food servis edcen cafelerde yiyecek bir şey bulmakta gerçekten zorlanıyorum. Salata var her yerde derseniz; eğer salatayı nerede yiyeceğinizi bilmiyorsanız bu durum çok keyifsiz bir hal alabilir. Sanırım biraz boğazıma düşkün olduğum için bu gibi detaylara dikkat ediyorum. Mesela seyahat ederken de hamburger-patates ile günü geçirip gezeriz’cilerden olamadım ben hiç. Et yemiyor ve pek fazla fast-food tüketmiyor olduğum için bu durum her zaman zorlaşıyor olsa da, bir şekilde damak zevkime uyacak tatlar buluyorum. Şimdiye kadar en çok Zürih‘te zorlanmıştım çünkü her restoran inanılmaz pahalıydı. Ama 2015 Zürih seyahatimde “bir şeyler yiyeceğim artık” diye isyan edip, el yapımı makarnanın, taze domateslerin buluştuğu bir makarna sipariş etmiştim. İtalyan mutfağı hiçbir zaman şaşırtmaz…

Geçtiğimiz yıl bitirme projemi hazırlarken Çukurcuma’da her hafta dolanıp dekor eşyaları arıyordum. O zamanlar keşke Journey’dan haberdar olsaydım, en kötü bir kahveye uğrardım. Bu arada kahvesi de en az kahveciler kadar lezzetli ve tazeydi. Genellikle kahvaltı için tercih edilen bu cafe, iki kattan oluşuyor. Sıcak havalarda bizim yaptığımız gibi ikinci kattaki büyük koltuklara yerleşip, klimayı da açarak, gün boyu bilgisayarınız ile çalışabilirsiniz. Bir sonraki yazılarda görüşürüz, o zamana kadar beni Youtube’dan, Instagram’dan takip etmeyi unutmayın. Ciao!

Journey Lounge
A, Kılıçali Paşa, Akarsu Ykş. No:21, 34433 Beyoğlu/İstanbul

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!