Genel

Pazar Okuması 19 – Lügat365

17 Ocak 2016
süküt

Pazar okuması’nı hatırlayanlar kimler? En son Berlin‘de bir kitap tavsiye etmiştim. Ev arkadaşım Nicola’nın kütüphanesinden rastgele seçtiğim, illüstrasyonlarla dolu bir hikaye kitabıydı son pazar okuması yazım. Şimdi ise sevgili ablamın bana yılbaşı hediyesi olarak aldığı, benim de Instagram’da severek takip ettiğim Lügat365‘in sözlüğü andıran, “Bazı kelimeler çok güzel”isimli kitabından bahsedeceğim.

Kitabın önsözünden bir alıntı yapıyorum; “Emoji devri yaklaşıyor. Kelimeler ise hikayeleriyle, geçmişleriyle, melodileriyle, anlamlarıyla ve zenginlikleriyle fazla ağır geliyorlar gündelik yaşantılarımıza. Bir emoji kafi geliyor aşkı anlatmaya ve başka bir emoji yetiyor bir aşkın bitip başka bir aşkın başladığını haber vermeye.”

Bu arada garip bir anı ile böleceğim kitabı anlatmayı. Berlin’de ilk günümde, ev arkadaşım ve aynı zamanda ev sahibim Nicola ile konuşurken konu edebiyata ve hatta kelimelere gelmişti. Ben de kelimelere pek fazla inanmadığımdan bahsediyordum. Bunu nedense herkese anlatıyorum. Demek istediğim; kelimelerin yetersiz olduğu. Tarifi olmayan, binlerce duygu ve hisler varken seçilmiş, önceden planlanmış, kendi içinde bir matematiği olan kelimelerin, duyguları bir ayna gibi yansıttığına pek inanmıyorum. Bunları anlatırken henüz şair olduğunu bilmediğim Nicola girdi araya ve “işte bu yüzden şiir var” dedi. Anektod paylaşan sevimli dede kıvamına geldiğime göre, paragrafı da tamamlayayım. Ne güzel bir cevaptı o öyle. İşte ben de böylelikle anlamış oldum, kelimelere inanmıyorum derken ne demek istediğimi. Meğer bazı kelimelere inanmıyormuşum, bazıları ise gerçekten çok güzel(imiş).

önsöz devam ediyor,“Projemizin 2015 senesine tevafuk etmesi ise bizim için garip bir imtihandı. Acı dolu bir yıldı 2015. Yüzlerce masumun canına kıyılan korkunç bir yıldı. Bombalar, kıyımlar, cinayetler derken her sabah başka bir acıya uyandık. Her gün bir güzel kelime paylaşma sözüyle giriştiğimiz projemiz, yaşananlar karşısında adeta bir acı günlüğüne dönüştü.”Lügat365’i oluşturan Banu ve Onur Ertuğrul, öğretmen veya tercüman değillermiş. Önsözde çok güzel özetlemişler projenin başlangıç hikayesini. Kitap öncelikle çok güzel bir hediye alternatifi. Tasarımı bile kendine yakışmış. İçerisinde kelimeler ile birlikte anlamları var ve romanlardan alıntılar yapılmış. Hiçbir şey düşünmek istemediğiniz anlarda karıştırmalık bir kitap. Daha çok hissetmeye müsait bir kitap desem aşırı romantik olmam herhalde? Zaten hissi kablel vuku‘yu da bu yüzden bu kadar çok sevmedik mi? Can Yayınlardan basılmış olan bu kitaba bir göz gezdirin, almasanız dahi birkaç güzel kelime okumuş olursunuz.

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!