Seyahat

Bir yere alışmak – Berlin

5 Ocak 2016
Her duyguya, hisse ziyadesiyle sahibim de yer-yön bulmaya gelince kendimi dünyaya daha yeni adım atmış gibi hissediyorum. Buna rağmen nasıl seyahat ediyorum bilmiyorum. Mesela 3 ay önce Berline geldiğimde havaalanından taksiyle eve giderken gayet heyecanlıydım. Ancak itiraf etmem gerekirse, saatler sonra telefon kartı almak ve mutfak alışverişi yapmak için dışarı çıktığımda her şeyden nefret ediyordum. Evet, Almanya’da 1 yıl geçirdim, az-buçuk ülkenin düzenine hakimim, Berlin’e daha önce geldim vesaire ama o yeni duruma alışma hissi çok başka. Bir çeşit ekstrem spor gibi hayal edin. 3-5 gün turistik seyahatler yapıldığında oteller şehir merkezinde seçiliyor, zaten yanınızda bir arkadaşınız, dostunuz oluyor. Biriniz bulamasa, diğeriniz haritadan, telefondan yolu kavrıyor. Ancak tek başına atılan her adım kırkayak-tilki hikayesine dönüyor ve “adımı nasıl atıyorduk, önce sağ ayak mı sol ayak mı” diye düşünmeye başlıyorsunuz. Abartıyor muyum? En son düzeninizi ne zaman bıraktınız?
Şimdi ise dışarı çıkarken tren saatlerini pek kontrol etmiyorum, haftada 1-2 kez haritadan gideceğim yere bakıyorum, aman canım S1 gelmezse S25 ile yoluma devam eder oradan da U-Bahn’a binerek geçerim diyorum. Tramvay duraklarını tahmin ediyorum, hala şehri haritada kavrayamasam da en azından zihnimde oluşan bir Berlin var ve gün geçtikçe boşlukları doldurarak, yürüdüğüm her sokakta bir önceki gün yaşadığım hikayeyi görüyorum. 
Staj için geldiğim Berlin’de ilk etapta şehirde neler oluyor diye araştırmak adına şu siteye başvurdum: artconnect. Berlin’de sanat dünyasında neler oluyor bitiyor hepsini görebiliyordum. 3D çizim workshop’u buldum ve katılma kararı aldım. Resim, çizim bunlarla ilgiliyim ama 3D çizim ile daha önce hiçbir alakam olmamıştı. Neyse ki kursun açıklamasında her seviyeden insana uygundur yazıyordu. Ben de severek katıldım. Tabii Berlin’in başka bir ucunda olunca workshop, ilk gün yolumu kaybettim, Googlemaps ile yer ararken sinirden ağlacak noktaya geldim, kursa 40 dakika geç kaldım. Ama ikinci hafta kursa giderken yolu bilmenin verdiği haz paha biçilemezdi.
Staj, arkadaşlar, workshop derken günlerim daha bi canlanmaya başladı. Bununla birlikte Berlin’de iş araştırmaya başladım. Olur-olmaz demeden CV yolladım. Genellikle zaten CV değil (sanat alanındaki işlerde) kendinizi tanıtan ve o işi neden istediğinizi anlatan bir yazı hazırlamanızı istiyorlar. Bu da açıkçası tam benlik bir durum. Çoğu zaman “ekte ama blog’um var, onun daha önemli olduğuna inanıyorum” yazdım mail’lerde. Ve bu şekilde başvurduğum bir işe kabul edildim, Berlin’de freelance bir galeride çalışıyorum.
 
Yolda giderken kendini evin içinde hayal etmeye başladığında şehre alışmış oluyorsun. Telaş yok, şimdi inip neye bineceğim diye düşünmüyorsun. Aylık toplu taşıma biletin zaten çantanda, market alışverişi yapmak bile bir rutine girmiş artık. Berlin hayatımın en keşif dolu 3 ayını yaşattı bana. Keşif derken yalnızca şehri keşfetmekten veya gerçekleştirdiğim Madridseyahatinden bahsetmiyorum. Kendimi keşfettim desem best seller kişisel gelişim kitabının ilk cümlesi gibi olacak. Kendi iç sesimi duymaya başladım desem arka fondan gelen ney sesini ne yapacağız?
3 aylık süreçte sıklıkla “sakın dönme” diyenler oldu. Evinde, işinde, doğduğu ve büyüdüğü şehirde, sevdiklerinin yanında bana bu nasihatı verenlerden daha çok istiyorum zaten dönmemeyi. O yüzden ne zaman böyle bir cevap alsam, “yav he he” dedim güzelce.Mesela 2. kez bir yaşıma daha Almanya’da girdim. Ama bana sakın dönme diyenlerin “comfort zone” dışına çıktığını hiç görmedim. Galiba başkalarının dedikleri bir kulağımdan giriyor, diğer kulağa kadar ulaşamadan, burun deliğinden firar ediyor. Bir yere alışmak isteyenlere de yalnızca bunu tavsiye edebilirim. “Şunu yapmadan dönme, bunu yemeden gelme” diyenleri bir kenara bırakın, kendi ritminiz ile bir yere alışmaya çalışın.

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply irem 15 Mayıs 2016 at 01:22

    Merhaba Merve, bir dahaki dönem ben de Berlin’de Erasmus öğrencisi olacağım. Blogunu çok severek takip ediyorum, beni bekleyen erasmus sürecinde bu blog bana çok yardımcı oldu. Yeni yazılarını bekliyorum:)

    • Reply mervetuncay 15 Mayıs 2016 at 14:20

      Merhaba İrem, Berlin mi of çok harikaymış:) Çok sevindim yardımcı olmasına yazılarımın. Hazır Erasmus’tan bahsetmişken bu konuyu anlattığım bol bol videolarım var Youtube’da belki görmüşsündür. Şimdiden bol eğlenceli ve başarılı bir Erasmus süreci diliyorum. Sevgiler<3

    Bir Cevap Yazın

    error: Content is protected !!