Sanat

14. İstanbul Bienali (Nedir/Ne değildir)

20 Eylül 2015
14.istanbul-bienali
Nedir bu bienal? 
14. İstanbul Bienal’i 5 Eylül tarihi itibariyle başladı. İlk üç gün yapılan basın gösteriminin ardından bu yıl da tıpkı geçtiğimiz bienalde olduğu gibi giriş ücretsizdi. Bienaller iki yılda bir yapılan şehirlerle sanatı buluşturan etkinliklerdir. Dünya çapında baktığımızda fuarlar gibi turizmi destekleyen en önemli etkinlikler arasında yer alır. Sanat piyasasının en önemli organizasyonlarından yani. Galeriler, sanat danışmanları, sanat yazarları, basın mensupları, sponsorlar ve tabii ki sanatçılar tarafından ilgiyle takip edilir. Günümüzde genellikle kavramsal sanat ve contemporary art denilen çağdaş sanata dair örnekler sergilenir. Bienaller de tıpkı sergiler gibi küratörler tarafından oluşturulur. Belirli bir tema belirlenir, bu kavramsal metin sanatçılar ile paylaşılır ve sanatçılar da buna yönelik hazırlık yaparlar. Örneğin; İstanbul bienalinde sanatçılar yaklaşık 1 ay öncesinde şehire geliyorlar ve çalışmalarını gerçekleştiriyorlar. Yurtdışından gelen işler de oluyor tabii. İstanbul bienali İKSV tarafından gerçekleştiriliyor. Ve bu yıla kadar en büyük destekçilerinden, sponsorlarından biri Koç Holdig oldu.
14. İstanbul Bienalinde neler var? 
Bu yılın teması “Tuzlu Su”. İstanbul konumu dolayısıyla tuzlu su ile çevrili bir şehir. Bu nedenle tuzlu su aslında oldukça hayatımızın içerisinde. Ve bu yıl bienal de şehrin yaşadığı yerlere ulaşmayı amaçlıyor. Yani tek bir galeri ya da mekan gezmiyoruz. Büyük sanat galerilerini, müzeleri tutun da bir otel, otopark, vapur ve Büyükada gibi yerlere yayılmış durumda. Ben bu fikri çok sevdim. Ancak teori-pratik kısmında uyuşma problemi olduğunu düşünüyorum. Bunu birazdan anlatacağım. Tuzlu Su konseptinin aynı zamanda bienal küratörü tarafından şöyle bir açıklaması var; Tuzlu su her türlü organik maddenin dostuyken, günümüzde hayatımızda büyük bir rol oynayan teknolojik aletlerin en büyük düşmanı. Organik bir madde tuzlu sudan etkilenmiyor ama herhangi bir teknolojik alete tuzlu su temas ettiğinde alet bozuluyor. Bu gönderme de hoşuma gitti. İstanbul Modern, Galata Rum Okulu, İtalyan Lisesi, Pera Müzesi, Salt Galata gibi başlıca mekanlar da bu yıl bienalin yer aldığını görüyoruz. Sergi mekanlarında verilen bienal haritası ile birlikte kendinize bir yol çizerek, rotanızı belirleyebilirsiniz. Genellikle Karaköy, Beyoğlu, Taksim, Pera, Osmanbey gibi semtlere yayıldığını söylemek mümkün.
Olumlu – olumsuz eleştiriler
  • Öncelikle bienal ziyareti konusunda ciddi bir artış gözlemleniyor. Özellikle 2 yıl önceki bienal ziyaret rekoru kırmıştı bakalım bu yıl nasıl bir sonuç elde edilecek. Öyle ya da böyle sanatsal etkinliklere rağbet olması her zaman bir artıdır.
  • Bienal ile en büyük problemim “şehir yaşamıyla eşlemiş” gibi hareket ederken aslında oldukça izole kalması. İstanbul gibi büyük bir şehir baz alınıyorsa bu şehirin ciddi problemleri, cilveleri ve enteresanlıkları mevcut. Henüz bu konuda beni tatmin eden bir eser göremedim. Çünkü gerçekten bu şehri yaşayan biri tarafından bakılmamış. Çoğu zaman bir yabancılık söz konusu.
  • Bienal gerçekten ücretsiz mi olmalı konusunda ise pek emin değilim. Herkese ulaşabilmesi konusunda hem fikirim ancak şöyle bir soru da aklımda beliriyor. Şuan ciddi sponsorları var ve geri planda bu sponsorların bazı filtreler, sansürler uygulayıp/uygulamadığını merak ediyorum. Örneğin biletli yani ücretli bir bienal olsa, sponsorluğun önemini yarıya indirilse acaba daha özgür çalışamalar olabilir miydi? (bu benim kuruntum, ama düşünmeye değer) 
  • İstanbul Modern’den izlenebilen bienalin hayali mekanlarından olan tekneyi de sevdim. Henüz görme fırsatım olmadı ama hayali bile hoş.
  • Son olarak bienal esnasında İKSV tarafından görevlendirilen sergi rehberleriyle tur satın alıp, (biletix’den alabiliyorsunuz) bienali daha detaylı gezebilirsiniz. Genellikle dıştan bakılınca anlaşılması zor eserler göreceksiniz. Zaten çoğu da anlaşılmayı beklemiyor. Açıklama metinleri oldukça basit bilgiler verir. Bienal’in kavramını biraz inceledikten sonra o eserin neyi anlattığını kendiniz de hissedip, yorumlayabilirsiniz. Araya mesafe koymayın yani, ne anlıyorsanız odur. Eğer anlamıyorsanız; ya bir şey anlatmıyordur ya da anlaşılmak istemiyordur. 1 Kasım tarihine kadar ziyaret edebilirsiniz.

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!