Seyahat, Türkiye

Olimpos – Tahtalı Teleferik 2365

7 Temmuz 2015
antalya-tahtalı-teleferik

Bir önceki Olimpos yazısında Olimpos’ta yapılacak 3 temel şeyi paylaştım. Bunların başında Antik Kent’i gezmek geliyor. Devamında pek tabii Yanartaş’a çıkmak ve tekne turu yapmak var. Olimpos dönüş yolunda ise Tahtalı Teleferik 2365’e gitmemezlik yapmak olmaz. Antalya’nın sıcağının ardından şöyle bir 5-10 derece serinlemek, bulutlara dokunacakmış gibi hissetmek ne kadar iyi geldi anlatamam. Teleferik ile zirveye çıkmak 10 dakika bile sürmüyor. Yüksekten korkanlar sanırım böyle aktivitelerden kaçıyor ama bence kaçırılmayacak kadar zevkli. Hatta keşke Tahtalı’dan paraşütle atlayanlar kadar şanslı olsaydım.2015’de olmadı ve olmayacak gibi görünüyor ama 2016 hayallerimin arasında paraşütle atlamak olsun.

Teleferik yolculuğu sırasında (yolculuk da denemez ya ona, dediğim gibi 10 dakika bile sürmüyor) telaş yapılacak bir şey yok. Fotoğraf çekmek için de telaşa kapılmayın. İçerisi hem kalabalık oluyor hem de teleferiğin camlı olmasından dolayı elde edilecek görüntü “hatıra” boyutundan öteye pek gidemiyor. Enerjinizi zirveye saklayın, ben bulutların peşinden koşmaktan ne yapacağımı şaşırdım. Gerçekten inanılmaz keyifli bir his. İşin garibi de ne bir hava aracında ne de herhangi bir camekanlı alanda olmadan, el atsanız boşluktasınız hissi ile bulutlar müsade ettikçe dağları izlemek müthiş keyifliydi. Görüldüğü gibi betimlemelere doymuyorum; yolu Antalya’ya düşenler hangi mevsim olursa olsun Tahtalı Teleferik’e uğramadan dönmesin. Dönerken teleferikteki görevli ile biraz sohbet ettim. Araştırmacı, gazeteci, blogger, ilişki uzmanı kimliğim(?) ile teleferikte neler yaşanıyor, ayılıp bayılan var mı diye sordum. Yere yığılanlar, fenalaşanlar oluyormuş arada. Bizim ülkemizde malum kesinti, aksaklık olmadan olmaz ama zaten jenaratör sayesinde kesinti saniyelik yaşandığı için eksikliği de hissedilmiyormuş. Bilet fiyatı ise kişi başı 60TL diye hatırlıyorum. Siz de gidip benim gibi paraşütle atlama sevdasına kapılırsanız haber edin, toplaşıp beraber atlarız. Bol bulutlu günler dilerim:)

You Might Also Like

2 Comments

  • Reply emre 25 Haziran 2016 at 12:57

    Bulutlarin pesinden kosmaktan yoruldum …
    Bu satirlari okuyunca aklima birden heidi cizgifilmi geldi cunku heidi her bolumde yazdiklarini yapiyo☺yazini keyifle okudum fotografa meraki olan birisi olarak kalabaliktan ve cam ekrandan dolayi istedigim gibi fotograf cekemeyecegi duymak biraz can skci gozuk sede yine kesinlikle gormej isteyecegim yerlere bir yenisi daha eklendi

  • Reply mervetuncay 25 Haziran 2016 at 23:53

    Merhaba Emre, yazıyı yazarken Heidi benzetmesi hiç aklıma gelmemişti haklısın bulutların peşinden koşan asıl Heidi hahaah:)
    Teleferikte fotoğraf çekmesen de olur zaten inince manzara müttthiş, mutlaka Antalya’ya gidince yapılması gereken bir aktivite.
    Sevgiler

  • Bir Cevap Yazın

    error: Content is protected !!