Dilan Bozyel, Röportaj, Sanat

Kadrajdaki Hikaye “Dilan Bozyel” – Video

10 Mayıs 2015
dilan-bozyel-fotoğrafçı

1 Nisan tarihinde gerçekleşen Kadrajdaki Hikaye’nin üzerinden dolu dolu 1 ay geçti ve yarattığı hissiyat inanılmaz enteresan. Tam anlamıyla binbir parçaya bölünerek oluşturduğum bu etkinlik benim bitirme projem. Sanat yönetiminden mezun oluyorum ve bölümdeki herkesin ister grup ister bireysel olarak plastik veya sahne sanatlarında bir etkinlik gerçekleştirmesi gerekiyor. En önemli hususlardan biri de bu etkinliğe sponsor(lar) bulabilmek. Çünkü jürinin istediği asıl mesele fikrin değer görüp, bir kurum tarafından gerçekleştirmek için maddi anlamda desteklemesi. İşte olay da burada başlıyor zaten.

Sponsorluk ve markalar denilince bireysel projelerde özellikle de öğrenci projelerinde kurumsal markaları ikna edebilmek neredeyse imkansız. İlk başta yaptığım en büyük hata buydu. Aklınıza gelebilecek her çeşit kurumsal markaya proje dosyamı ilettim ve sihirli bir değnek aracılığı ile projeme ikna olacaklarmış gibi geldi. Ancak bireysel etkinliklerin hitap ettiği kişi sayısından ötürü geri dönüş alamayacakları için kurumsal firmalar sponsorluğa yanaşmıyor. Böyle çalışmalar yapacak olanlara baştan duyurayım..

Projemin fikri Kasım 2014 tarihinden itibaren zihnimde belliydi. Fotoğraf sanatçısı Dilan Bozyel ile birlikte bir etkinlik düzenleyip, onun ilham dünyasını paylaşmak ve kamera arkasında kalan detaylara yer vermek istiyordum. Başta söyleşi fikri ile yola çıkmadım aslında. Dilan Bozyel teklifimi kabul ettikten sonra neden sen de sahnede olmuyorsun dedi ve işler böyle gelişti. Başından beri klasik biyografik bilgilerin dışında, özgün ve biraz da görsel anlamda destekli bir şeyler planlamak istiyordum. Çünkü konuşulacak olan şeylerin izleyicinin zihninde canlandıracak, aynı zamanda sanatçıya da ait veya temsil eden objelerin sahnede olması benim için önemliydi. Derkan; mekan ve söyleşinin arasına bir de sahne hazırlama fikri ilişti. Bunun üzerine jürinin ısrarla kokteyl istemesi ile birlikte catering şirketi araştırmaları başladı. Tabii bütün bunlarla beraber broşür, afiş ve basın bülteni de hazırlanıyor.  Grafik tasarım okuyan bir arkadaşımdan afiş tasarlamasını istememden dışında bütün bunları tek başıma yaptım diyebilirim. Bu da bir övünme değil, aslında bir daha yapıyor olsam kesinlikle bir ekip oluşturur ve görev dağılımı yaparım.

Projem Maslak Sheraton Hotel’in oldukça havalı ve şık mekanı olan Qubbe Istanbul‘un mekan sponsorluğunda gerçekleşti. Peki bu nasıl oldu? Kasım ayından Şubat ayına kadar yani etkinliğe 1 ay kala(burası önemli) benim peşinde koşturduğum bir başka mekan vardı. Burayı aslında hepimiz biliyoruz, en önemli sanat vakıflarından birinin salonu desem anlarız herhalde.. Ancak kendileri sağ olsunlar öğrenci projesi olduğunu bildikleri halde 5000 tl gibi bir teklif sundular. Daha sonra yapılan birtakım görüşmelerde %10 indirim aldım ancak onu da karşılayacak sponsor bulmak büyük mesele. Çünkü salon kirası dışında bütçede başlı başına bir sürü kalem yani gider var. Tam ümidimi kaybetmeye yakındım ki Qubbe Istanbul çıktı karşıma. İnanılmaz tesadüf gelişti. Tabii o zaman da bu kadar şık ve büyük bir mekanı nasıl dolduracağım telaşı başladı. Qubbe’nin benim için en büyük artısı da zaten düğün, nişan gibi organizasyonlar yapan bir mekan olduğu için benim etkinliğim onlar için atıştırmalık kıvamındaydı. Teknik ekip de bir o kadar ilgili olunca kafamdaki her soruyu dilediğimce danıştım. Böylelikle hem mekan üzerinde prova hem de haftada neredeyse 3-4 kez mekan sorumlusu Aylin hanım ile telefonda konuşarak düzenlemeler yaptık.

Projede sponsor arama sürecinde kendimi en rahat hissettiğim dönem Dilan Bozyel ile gerçekleştirdiğimiz telefon görüşmeleriydi. Ben gelişmeleri aktardıkça o şaşırıyor, seviniyor ve heyecanımı paylaşıyordu. Bu hissi tarif edemem. Her telefonu kapattığımda ne yaptığımdan, nasıl bir şey çıkacağından emin olamasam da harika bir insanla çalıştığımdan %100 emindim. Söyleşi sonrası birbirimize teşekkür ederken Dilan Bozyel “biz böyle vedalaşıyor gibi konuşuyoruz ancak birkaç ay sonra birbirimizi özleyip başka projelerde buluşacağız” dedi. O an bütün bu yorgunluklara bedeldi..

Belki okuyan birilerine, benim gibi proje yapacak olan öğrencilere birkaç tavsiye verebilirim diye uzun uzun anlatmaya çalıştım. Tabii ki 5-6 aylık ciddi bir çalışma isteyen projeyi burada özetlemem bile zor. Ancak bütün bu koşturmayla birlikte unutulmaması gereken en büyük detay da yeteri kadar duyuru yapmak. Hatta duyuru yapmanın bir sınırı da yok. Bir hedef kitle belirlemek ve o hedef kitlenin gezdiği, alış-veriş yaptığı, yemek yediği, sinemaya gittiği yerlere afiş, broşür dağıtmak çok önemli. Yalnızca sosyal medyaya güvenmek çok anlamsız. Mesela benim boşuna yaptığım bir şey etkinliğin afişini facebook sayfamdan reklam olarak verdim. Bir sürü de like geldi. Ama o gelen like’lar bu kadar kişinin etkinliğe geleceği anlamına gelmiyor. Hatta hiç gelmiyor. Ancak Beyoğlu’nda, Cihangir’de bir cafeye bıraktığınız broşürü alan biri eğer ilgisini çekiyorsa inceliyor ve size mutlaka ulaşarak geri dönüş yapıyor.

Etkinliğe gelip heyecanımı paylaşan herkese çok teşekkür ediyorum. Umuyorum ki sizler için de oldukça keyifli ve tatmin edici bir etkinlik olmuştur. Videoda da söylediğim gibi özellikle soru kısmında sizlerden bu kadar soru geleceğini hiç tahmin etmemiştim. Zaten Dilan Bozyel’i yakından ilgiyle takip eden çok güzel insanlar var ve onları Kadrajdaki Hikaye’de görebildiğim için çok mutluyum. Video 84 dakika, etkinlik günü sahneden herkesin gözlerine bakıp heyecanımı paylaşmak ise paha biçilemez. Tekrar ayaklarınıza sağlık. Umarım daha profesyonel ama yine bu şiddette samimi olan başka etkinlerde yine görüşüyor oluruz. Bana geri dönüşlerde bulunmayı unutmayın, inanılmaz değer veriyorum çünkü. Sevgiler, saygılar. Bak şimdi 1 Nisan günü sahnede adımı söylerken yaşadığım heyecanı yaşıyor gibi oldum. Haydi iyi seyirler:)

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!