Sanat, Seyahat, Türkiye

Konya – Arkeoloji Müzesi & Şeb-i Arus

10 Aralık 2014
konya-seyahat-türkiye
Geçtiğimiz yıl yine bu tarihlerde Şeb-i Arus için Konya’daydım. Bu yıl fotoğraf makinemle seyahat edince neden buradan da bir blog yazısı çıkamasın dedim ve turist olmanın keyfini yaşadım. Öncellikle Aralık ayında Konya’ya gidecek olanlar soğuğa karşı önemlerini almalılar. Neyse ki bu sene o kadar da soğuk değildi. Size bir seyahat tavsiyesi: hangi soğuk bölgeye giderseniz gidin, boynunuza kalın bir atkı dolayın. Soğuğu boyundan almamaya dikkat edin ve ayakları da sıcak tutmaya özen gösterin.
Konya’da pek tabii ziyaret edilen en önemli noktalardan biri Mevlana Müzesi(fotoğraf 6) Bu yıl ücretsiz olduğu için ciddi bir yoğunluk vardı. Burada yerli turistler kadar yabancı turistlerin de ilgisini görmek mümkün. Müze Kültür Bakanlığı’na Topkapı Sarayı’ndan sonra en çok gelir getiren ikinci müzeymiş. Alaaddin tepesi ise yine şehrin merkezi sayılabilecek yerlerden. İnce Minareli Medrese(fotoğraf 7) ise Alaaddin tepesinin batısında yer alıyor ve içerisinde taş ve ahşap eserler sergileniyor. Selçuklu devri taş işçiliğinin güzel bir örneği olduğu gibi mimarisiyle de etkiliyor.
Bu yıl Konya’ya gitmeden önce, geçen yıl görmediğim bir yere gitmek istedim, o da Konya Arkeoloji Müzesi oldu. Mevlana müzesinden yaklaşık bir 15 dakikalık uzaklıkta yer alan arkeoloji müzesi İstanbul Arkeoloji Müzelerinden sonra Türkiye’de kurulan ikinci arkeoloji müzesi. 1902 tarihinde kuruluyor ancak benim ziyaret ettiğim binaya 1950’li tarihlerde taşınmışlar. Müzedeki görevliden aldığım bilgiye göre önümüzdeki yıllarda Mevlana müzesinin oraya doğru taşınacakmış. Tüm bu müzelere müze kartı ile ücretsiz giriş yapabiliyorsunuz. Konya Arkeoloji Müzesi tek kattan oluşan, girişinde bahçesi olan bir alan. İçeriye girildiğinde lahitler karşılıyor sizi daha sonra camların içerisinde sergilenen eserler görmek mümkün. Poseidon heykeli ile göz göze bakışırken zamanda yolculuk yaptım diyebiliriz.
Büyükşehir Belediyesi Mevlana Kültür Merkezi’nde sema gösterilerini izlemek mümkün. Yalnızca 17 Aralık gününe özel değil,Aralık ayı boyunca düzenli olarak yapılıyor sema gösterileri. 2670 kişilik koltuk kapasitesi olan salona ciddi bir katılım gerçekleşiyor diyebiliriz. Konya’ya gidecek olanlar saat 20.00’de başlayan sema gösterisi ile geziye güzel ve etkileyici bir kapanış yapabilirler.
Yemek – ya da yememek. Sevgili et severler için adeta bir cennet Konya. Geçen yıl oldukça meşhur olan bir tiritçiye gidilmiş ve akabinde ben aç kalmıştım. Bu yıl ise o tiritçi erken kapandığı için etli ekmek yapan bir yere gittik. Zaten Konya’da başka bir şey yemek mümkün değil. Yiyenler yediklerinden memnundu. Ben ise tatmadığım için bir şey diyemiyorum. Ancak et yemeyenler ya da sevmeyenler kendini bu duruma hazırlasın. Yine de Konya’dan hurmalı şeker ve akide şekeri almadan dönmek olmaz. Bu tarz şekerci ve hediyelik eşyaları Mevlana müzesinin karşısında bulunan cadde üzerindeki dükkanlardan satın alabilirsiniz.

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!