Dilan Bozyel, Röportaj, Sanat

Dilan Bozyel – bir sergi hazırlığı 4

13 Haziran 2014
dilan-bozyel-fotoğraf
26 Nisan Cumartesi günü büyük bir heyecan ve merakla “Kimseye Etmem Şikâyet”in çekimine tanık olmak ve kamera arkası yazılarını gerçekleştirmek için Boom Stüdyo‘ya gittim. Stüdyoya vardıktan 10-15 dakika sonra Dilan Bozyel modeli Didem ile birlikte geldi. Wet Poem sergisinin açılışında merhabalaşmamızın dışında ilk defa bir araya geldiğimiz için üzerimde heyecan, mutluluk gibi duyguların yanı sıra biraz tedirginlik ve çekingenlik de vardı. Ta ki, Dilan Bozyel “kahve içer misin, nasıl içersin kahveni” diye sorarak stüdyonun mutfağında kahve yapmak için, “kaça kaçtı? hangi ölçüyle yapıyorduk?” diye sorana kadar. Samimiyet, çoğu soruya ve kaygıya verilebilecek en güzel cevap.
Kahvelerimizi aldıktan sonra stüdyodaki kapının önüne az sonra gerçekleşecek olan çekim hakkında konuşmak üzere çıktık. Bu esnada Didem’e ve bana “üzerinize montunuzu alın, üşümeyin” demeyi de ihmal etmiyordu.
Dilan Bozyel, Eray Eren’e çekimini, notlarını anlatırken biz de Didem ile laflıyorduk. Fotoğraflarda Aynayı ve ampulü nasıl konumlandıracağını anlatan bu konuşmaların taslağı için 2. fotoğrafa bakabilirsiniz. Buradaki çizim çekimdeki kareleri temsil ediyor. Dilan ve Eray’ın arasındaki konuşma bittikten sonra, Dilan benim projemi sordu ve neler yapmak istiyorsun diyerek sözü bana bıraktı. Bu esnalarda dışımdan ne dediğimi pek hatırlamıyorum ama, içim bana bu şansı veren Dilan Bozyel’e teşekkür ediyordu.
İçeri geçtiğimizde çekim için Dilan yerleşmeye başladı, bir yandan da yazılarımda bana fikir verebilecek olan eşyalarını diziyordu. Bu hazırlıklar sonlandığında müzikler için bilgisayar başına geçmiş, “bunlar çok eğlenceli ama olmaz..” diyerek istediği hüzünlü parçaları arıyordu. Kamera arkası videosunda şahit olduğunuz gibi bu noktada bize Zeki Müren, Müzeyyen Senar gibi sanatçılar eşlik etti. Yani hepimiz bir hayli yalnızdık…
Bulutlu bir gün olduğundan ve stüdyonun bodrum katında çekim yapıldığı için tepeden bir flaş kullanımına karar verildi.
Röportajda da bahsettiğim gibi çekim esnasında olabildiğince güler yüzlü, modelini devamlı motive eden bir sanatçı vardı. İstediği duyguyu yakalayabilmek adına yönlendirmelerde bulunuyor, modelin yaşamasını istediği hüznü tarif ediyordu;
“Daha dik duruyorsun, saçlarını arkaya at, ergen değilsin yalnız bir kadınsın..”
Çekim esnasında bir ara Dilan’ın kamerasında objektifin netliğinde bir sorun oluyor ve stüdyodan bir başka lens kullanılarak sorun çözülüyor. Pozlar değiştikçe, el-kol hareketleri de değiştiği için duruşlarda bir altmetin yaratması adına her anki duyguyu modele tarif ediyor, pozun duygular ile bütünleşmesini sağlıyordu;
“Ne yaparsın sen orada olsan, vücudunun rahat ettiği şekilde nasıl olabilirsin, dümdüz uzan, bitmek üzere hiç merak etme tamam mı..”
Başlangıçta yapılan kamera, ışık gibi ayarlamaların dışında çekimde hiç zaman kaybedilmiyor. Dilan çekeceği karelere ve planlara hazır. Belli ki kareleri önce zihninde canlandırmış ve çekmiş. Çekim günü ise sanki biri play tuşuna basıyor ve çekim anı akıp gidiyor. Yarınki son yazıda Dilan Bozyel’in sergi notlarını paylaşacağım. Hazırladığım kamera arkası videosunu izlemek için;

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!