Sanat

İstanbul Oyuncak Müzesi 2

7 Mayıs 2014
istanbul-oyuncak-müzesi
İstanbul’da gezdiğim en güzel müzeden tekrar merhaba. Oyuncak müzesini tek bir yazıyla anlatamayacağımdan ilk yazıda bahsetmiştim. Şimdi anladım ki, ikinci bir yazıyla da anlatamayacağım. Bu yüzden siz en kısa sürede ziyaret edin ve kendi izlenimlerinizi edinerek, oyuncaklar aracılığıyla bir zaman yolculuğu yapın. İlk yazıda da bahsettiğim gibi oyuncaklar sayesinde ülkelerin kendi tarihlerine, kültürlerine verdikleri önemi görmek mümkün. Bizim oyuncaklarımız ise maalesef oldukça düz ve basitler. Hatta el işçiliği oldukça zayıf, plastikten yapılmışlar. Ama bir yandan da geçmişe ait konular açıldığında, büyüklerden imkansızlıklar sonucu ortaya çıkan başarıların hikayesini dinleriz. Bazen yaratıcılığı ne ile desteklersek destekleyelim sahip olduğu kapasiteden öteye gidemez. Bazen de tüm olumsuz koşullar aslında ortaya çıkacak olan bir yeteneğin habercisidir.
İlk yazıda Almanların yaptıkları oyuncakları oldukça beğendiğimden bahsetmiştim. Şimdi ise Sunay Akın’ın çocukluğunda sahip olduğu gemi oyuncağını, daha sonra bir başka ülkeye -yanlış hatırlamıyorsam- müzayede için gittiğinde karşısına çıkmasından etkilendiğimi anlatarak sonlandırıyorum. Gemiyi son fotoğrafta görebilirsiniz. Oyuncaklar aracılığıyla veya başka bir unsurla, dilerim hepimiz geçmiş ile gelecek arasında bağı kuracak olan o “gemiyi” bulur ve yakalarız. (O zamana kadar İsmail Abi misali sahilden el sallamaya devam..)

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!