Sanat

Pazar Okuması – Ömer Hayyam

20 Mart 2014
ömer-hayyam-kitap
Bir çoğumuz bu hafta “malum ülkenin hali, ortalık karışık, canlar sıkkın..” diyerek başladık lafa. Belki bir şey yapmak istemeyişimizden, belki de bu süreçte duyarsız taraftan olmak istemeyişimizden. Peki nasıl oldu da duyarlı/duyarsız, vicdanlı/vicdansız gibi net ve sert bir ayrımın eşiğine geldik? Bu bir insan için, insan ya da değil demek gibi bir şey. Herkesin bu kadar var olduğunu iddia ettiği bir dönemde kim böylesine insanlıktan uzak, akıl, mantık ve gönül dışı olmak ister ki? Parti fanatizmi midir bunu yaptıran? Ve yine de anlamaya çalışanlar artık nefret eder hale geldi. En çok da bundan korktum. Ne yapalım edelim ama eleştirdiğimiz unsura biz dönüşmeyelim. Kin, öfke, nefret salyaları adalet için, insanlık için duyarlılık gösterenlere bulaşmasın. Eğer bulaşırsa, başa döneriz. Bu çok kolay değil, biliyorum. Kimine göre böylesi bir suskunluk pasif ve apolitik olmak demek. Ama görüyoruz ki, her defasında da aynı noktadan vuruluyoruz. Bizim yaşadığımız her mağduriyet, bir başkasının oltasına yem oluyor. Lafı, tarihteki ilk bilinen savaş karşıtı eylemci Ömer Hayyam’a ve dörtlüklerine bırakıyorum.. 11. yüzyıl ne kadar geride ama bahsedilenler ne kadar da tanıdık değil mi? İnsanoğlu her çağda yaşamı boyunca haksızlıklarla, adaletsizliklerle mücadele ediyor. Yeri geliyor en hassas noktası olan dinden yakalanıyor. Bazıları içine girdiği girdabı hiçbir zaman fark edemiyor ve rüzgarda savrulan yaprak misali başındaki ne derse oraya gidiyor. Bunun farkında olanlar ise, “bir şey yapmalı” diyor. Evet, gerçekten bir şey yapmalı. Güneş her gün yeniden doğuyor, ve insanoğlunun doğasında tüm bunlarla baş edebilecek manevi güç var..
Ömer Hayyam – Dörtlükler – Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

You Might Also Like

No Comments

Bir Cevap Yazın

error: Content is protected !!